a Ahmet Ercan Yazıları
(Articles Of Ahmet Ercan)
a Yuruklar (Maps)
a Betikler-Yazgalar
(Published Books)
a Bilimsel Yayınlarımın Dökümü(Scientifics)
a Sevilgen Yayınlarımın Dökümü(Populars)
a Sorularınızı Bırakın (Questions)
a Yapınızı Baktırmak İstermisiniz (Application Form )
a BİLİMTEY- Yer-Yapı Araştırma Kuruluşu
a BİR YERİN DEPREM ÇEKİNCESİ NASIL BULUNUR ?
a DONGU(BETON) DEĞERLENDİRME ÇİZELGESİ
a EV İÇİ DURUMUNA GÖRE SAYISAL DEPREM ETKİSİ
a EVDEKİ ANDIĞA (Hayvana) BAKARAK DEPREMİ BİLEBİLİRSİNİZ
a İÇİMLİK SU NASIL OLMALI
a İNSAN DAVRANIŞLARINDAN DEPREMİ BİLEBİLME
a Dirik Sunular
a Çalışma Konularım (Works Of Interest)
a Bitirilmiş İşler (Completed Projects)
a Aygıtlar (Equipments)

[Çalışmaların Tümü]
[List Of My Works]
Ahmet Ercan Yuvacağında Ara



'da Ara



 
a

MUTLULUK NEDİR?
SEVMEK
ÜRETMEK
İYİMSER OLMAK
KÖTÜLERİ GÖRMEMEK
VERİCİ OLMAK
SAĞLIKLI OLMAK
ELDEN AYAKTAN DÜŞMEMEK
TÜMÜ
Oy ver!


 
a
a
    VOLGA VOLGA AYDINLIK GECELER (VOLGA VOLGA BEYAZ GECELER)

08.08.2011   





VOLGA VOLGA AYDINLIK GECELER (VOLGA VOLGA BEYAZ GECELER)

 

Prof. Dr. Övgün Ahmet ERCAN

www.ahmetercan.net

 

Volga demek Rusya demektir. Rusya Volga’da doğmuştur. Onsuz Rusya düşünülemez.

 

Volga, yalnızca tatlı sularla beslenir. İçinde taşınmış toprakla birlikte yaprak çürüntüleri olduğundan boyası bozdur, dalgasız, akarsızdır. O nedenle çok sayıda sivrisinek ürer. Volga boyunca yer alan ufku görünmeyen şişirme göletlere gelince boya gümüşe çalar. Esintili günlerde gölet dalgalıdır.Ancak gemide çok duyumsamazsınız.

 

Mayıs-haziran arası geceler çok kısa, hemen hemen tüm gece aydınlık geçiyor. Temmuz sonunda 11 ile 4 arası alaca karanlık diğer ödler(saatler) aydınlık geçiyor. Petersburg’ yaklaştıkça 01:00 da göğün aydınlık olduğunu görürsünüz. Bu aydınlık, gün batmış ta göğün aydınlığı sürüyor gibi, Ay’sız bir aydınlık. Bulutları ak, kara çok açık görebiliyorsunuz.

 

MOSKOVA-VOLGA-PETERSBURG GEZİSİ

 

Moskova’nın yanaşmalığı, Moskova’ya yeşil yeraltı yolu ile bağlı en son durak olan Rechnoi Vokzal durağı, ormanlar içindeki Moskova Irmağı. Buraya Kuzey Irmak Yanaşmalığı diyorlar. Bu kanal, Hazar Denizinden başlayıp ta, ta kuzeydeki Baltık denizine bağlanan Volga Irmağının bir kolu üzerinde yer alıyor.

 

Gemiler. Irmakta bağlı yaklaşık 8 ile 10 tane gezi gemisi burada bağlı. Yanaşmalığın girişinde Volga Irmak Tanrısı denilenlik bir kızın yontusu, onun ardında bakımsız kalmış, dineltisi üzerinde bir kızıl yıldızın yer aldığı yanaşmalık yapısı. Yanaşmalık sıkı bir güvenlik altında.  Bindiğimiz geminin adı; Chernyshevsky (Çernişevski).Toplam aldığı yolcu 235 kişi, gemide görevli sayısı 120, toplam odacık sayısı 150, iki kişilik oda 112, bir kişilik 18, üç kişilik 10, küçük özel oda 8, çok görkemli oda 2 tanedir. Geminin uzunluğu 125,6 m, genişlik 16,7 m, su altı kesimi 2,9m, su üstü kesimi 13 m, ana yürütler(motorlar) 3 x 1,000 beygir gücündedir. Kıvıl üreteçleri ise 4 tane 1000 kW, gidiş tezliği 25,5 km/öd(saat), yapım yılı 1981 Almanya, yenilenme 2000-2008 Rusya’dır. Geminin toplam ağırlığı 3,500 tondur. Gemilerin yüzebildiği en sığ su derinliği 3,5 metre, terskepçe gelmeden yüzebildiği en çok dalga yüksekliği 3 metredir. Eğer dalga yükseklikleri 3 m’yi aşarsa yüzmeye çıkması yasaklanıyor.

 

 Gemiler su üzerinde 5 kattan oluşuyor. Giriş katı, 2.kat; 200’l odacıklar ile danışma, 3.kat 300’lü odacıklar ile yemek ile küçük bar katı, 4.kat 400’lü odacıklar ile gösteri, eğlence, piyano odası katı, 5. kat kaptan köşkü ile güneşlenme katı. Giriş katı altındaki kat ise gemi çalışanlarının kaldığı kat ile aygıtlı çeynik odasının, ayrıca sıcak odanın bulunduğu kat. Bunlara ek olarak 3.katta ütü, buz ile sıcak su odaları da yer alıyor.

Geminin  boyu 150 adım, eni 15 adım. 3.katta gemiyi çevreşeyen dalanın toplam boyu 315 adım. Erttirlikte kalkındığında orada 10 tur atıyorum(3 150 adım). Bir tur 2 ile 2,5 ödmük(dakika) sürüyor.

 

Volga Irmağı. Volga Irmağının güney ucu Hazar Denizi(-28m), kuzey ucu ise Rybinsk göletinden sonra Şeksna (196 km), Kozvja, Swir, Neva adıyla Saint Petersburg’un yerleştiği Baltık Denizine(0 m) bağlanır. Kuzeydeki Moskova’dan, güneydeki Hazar Denizine akan Volga’nın toplam boyu 3 688 km’dir.

 

Volga Rus soyunun doğduğu yer olduğundan “Rusyanın Yüreği” diye anılır.3 500 km ile  Rusyanın en uzun ırmağıdır. Doğdugu yer; Moskova’nın kuzeyindeki Valday Tepeleridir. Bu bölgedeki bir çok dere ile gölün sularını birleştirerek doğar. Moskova kanalıyla birleştiği yerde genişliği 230 metreyi bulur. Volga’nın döküldüğü, deniz düzeyinin 28 m altında olan Hazar Denizi olup, Hazara 50 km kala, 200 den çok kola ayrılarak, genişliği 100 km den uzun 1 360 000 km2’lik çok verimli bir çatalağzı yapar. Rusların büyük bir bölümü günümüzde de ataları gibi, tecim ile ulaşım yolu olan Volga boylarında yaşarlar.

 

Moskova Kanalının uzunluğu 128 km, Volga-Baltık Kanalı 365 km, Fin Koyuna dökülen Neva Irmağı ile göllerin toplam uzunluğu 700 km’dir.

 

Hazar çatalağzından başlayıp kuzeye doğru Volga boyunca gidersek uğraklarımız şuraları; Astrakhan, Nikolskoye, Akhtuba, Volgograd. Volgograd, Don ile Volga’nın kesim yeri. Don Irmağı Volga’yı Azak (Azov) Denizine bağlayan 72 km uzunluğunda yapma ırmak. Azak Denizi ağzında Rostov On Don kenti yer alıyor.

 

Volga Irmağı sonra kuzeye doğru yol alıp, Volgograd Göleti(reservoir), Saratov Kenti, Saratov Göleti, Vinnovka,Samara kenti, Ulianovsk kenti, Kuybyshev Göleti, Bolgary Kenti, Kazan kentine geliyor. Kazan kenti Vola ile Kama Irmaklarının kesim yerinde. Kama Irmağı kuzey-doğuya doğru giden bir ırmak. Üzerinde Chistopol, Naberezhnye Chelny, Perm kentleri yer alıyor.

 

Kazan’dan sonra Volga Batıya doğru yöneliyor. Üzerinde yer alanlar, Chelboksaray ile Chelboksaray Göleti, Nizhny Novogorod, Gorky Göleti, Rybinsk Göleti. Rubinsk Göletini Moskova’ya bağlayan Volga Irmağı.

 

Volga Moskova’nın kuzeyinde Tver kenti yakınından çıkıyor, Moskova Kanalı ile Moskova’ya bağlanıyor. 128 km uzunluğundaki bu bağlantı kanalı 1937’de el emeğiyle açılmış. Sosenski yakınında kanal ile Volga birleştikten sonra Uglich kentine geliniyor. Rybinsk göleti (4 400 km2), Üvet gölünü geçerek İrma, Sheksna ırmağı ile göleti, sonra da Goritsy kenti, sonra White Gölet (1 400 km2) geliniyor. Oradan çıkıp Koozha , Vylegr, Sonra da Onega Gölüne( 10 000 km2) geliniyor. Gölün kuzeyinde Kizhi kenti var. Oradan Svir Irmağı(215 km) bağlantısıyla Ladoga Gölüne (18 000km2) geliniyor. Gölün kuzeyinde Fillandiya yer alıyor. Gölden Neva Irmağı bağlantısıyla Fin Koyu kıyısındaki St. Peterburg’a varılıyor. Hemencecik batısında Estonya, Litvanya, güney batısında Belarus.

 

Su yolundan Moskova’dan izleyen kentlere uzaklıklar şöyle;

 

Moskova-Petersburg 1550 km, Moskova-Perm 2 550 km, Moskova-Astrakhan 3 000 km, Moskova-Rostov On Don 3, 050 km.

 

Volga Irmağı ile kanallar sürekli akan bir ırmaktan, kollara bölünerek parçalanmış bir ırmağa dönüştürülmüş. Her koldaki suyun yüksekliği değişik. O nedenle gemi bir koldan diğerine geçerken, basmık iner ya da basmık çıkar gibi gidiyor. Moskova’dan Petersburg’a dek bu düzey basamaklarından oluşan 8 tane basamak var. Bunların iç basamaklarıyla birlikte toplam sayı 17’yi buluyor. Baltık Denizi kıyısında yeralan St. Petersburg’a göre karada yer alan Moskova 161,75 m yüksekte. Dolayısıyla Moskova’dan inerek Petersburg’a geliniyor. Petersburg’tan ise çıkarak gidiliyor.

 

Moskova’dan Petersburg’a giderken yer alan bölünmüş  kanal/ırmak kollarının boylarında yer alan basamaklar tepeler inerek, arada basmaklar çıkarak 162 metreden 0 metreye Baltık’ta iniyorsunuz.

 

Volga Üzerinde Gemilerin Düzey Basamaklarına Geçişi Nasıl Oluyor?

 

Bir basamak geçitine girdiğinizde, geçitin genişliği 20 metre, boyu 1 ya da 2 gemi boyu (125 ya da 250 m), derinliği 20 metre dolayında. Geçitin önü ile ardında kale kapısı gibi ortadan iki kanada açılan kalın çelikten yapılma, kapılar var. Giriş yapacağınız kapı açık. Oradaki geçitte su düzeyi geldiğiniz ırmakla bir düzeyde. Ancak öndeki kapak ardında ki su düzeyi, basamaktan aşağıya inecekseniz aşağıda, basamaktan yukarı çıkacaksanız yukarıda yer alıyor. Eğer gemi üst basamağa çıkacaksa, gemi girdikten sonra arka kapak kapatılıyor. Gölmeç(havuz) içine önden su bırakılıyor. Böylece gölmece gelen suyla gemi yükselmeye başlıyor. Gölmeç içindeki su, birleşik kaplar örneğinde olduğu gibi çıkacağınız basamağa dek yükseliyor. Sonra ön kapak açılıyor, yükselmiş gemi yüzerek bir alçak basamaktan, bir yüksek basamağa doğru yükselmiş oluyor.

 

Eğer, gemi yükseksen alçağa inecekse ters işlem yapılıyor. Oradaki geçitte su düzeyi geldiğiniz ırmakla bir düzeyde. Ancak öndeki kapak ardında ki su düzeyi, basamaktan aşağıya inecekseniz aşağıda yer alıyor. Eğer gemi alt basamağa inecekse, gemi girdikten sonra arka kapak kapatılıyor. Gölmeç(havuz) içindeki suyun boşalması için arkadan su bırakılıyor. Böylece gölmeçten çıkan suyla gemi alçalmaya başlıyor. Gölmeç içindeki su, birleşik kaplar örneğinde olduğu gibi ineceğiniz basamağa dek düşüyor. Sonra ön kapak açılıyor, alçalmış gemi yüzerek bir yüksek basamaktan, bir alçak basamağa doğru inmiş oluyor.

 

Gezi Boyunca Durulup Gezilen Yerleşimler

 

Uglich. Moskova’ya 266 km uzakta Volga kıyısında yer alan kent Rusya’nın ilk kentlerinden biri. Kale içinde önce 15. YY da yapılmış ağaçtan yapılar 18. yy’da tuğladan yeniden yapılmıştır. 5 Kümbetli Yükseliş Çokunevi de bunlardan birisidir. Diriliş çokunevi ise 1674 ile 1677’de yapılmıştır.

 

Korkunç İvan’ın üç oğlu vardır. Bunlardan büyük olan ilk ikisi saralıdır. İvan, sara tuttuğunda büyük oğlunun başını vurarak öldürür. İkinci oğlu ise kendisi ölür. İvan soyunu sürdürmek için üçüncü oğlunu annesiyle birlikte Moskova’dan Uglich’e gönderir. Orada ağaç bir evde yaşarlar. Ancak bir gün einin önünde oynarken, İvan’ın kayın biraderince son oğlu Dimitri bıçaklatılarak öldürülür. İvan’ın oğlu Dimitri Uglich’te öldürüldüğünü duyunca önce ölümünü saklar. Sonra ağızdan ağıza duyulur. İvan gelip ölüyü alıp Moskova’ya gömer. Ölümünden 100 yıl sonra (1696) Dimitri Kan anısına öldürüldüğü yerde, onun ölümünü betimleyen bezemelerle dolu bugünkü, tözük(metal) tabanlı çokunevi yapılır. O dönemde buzlu soğuk günlerde çokunevine gelenlerin ayakları donmasın diye çokun evleri alttan ısıtılırdı.

 

 Uglich Dimitri Kan kilisesi yanında Yükseliş Kilisesi yer alıyor. Orada 5 kişilik koronun söylediği Volga ile Moskova ezgilerinde saz seslerinin solukla çıkarılması eşsizdi. k.

 

Baltık Denizini Volga’ya bağlamak üzere kişi emeğiyle oyulan Chayka(martı) göleti de burada yer alır. Boyutu 60 km’ye 140 km’dir. Chayka(martı) ödçekleri( saatleri de) burada yapılmaktadır. En ünlü alış verişi kehribardan yapılma, kolyeler, tesbihler ile ödçeklerdir.

 

Bir küçük şişe(0,5lt) su 40 Rubble(2 TL)

Bir litre süt 32  Ruble (1,5 TL)

Bir kilo tütsülü peynir (58 Ruble) (3 TL)

 

Yaroslavl. Yaroslav bir dönem Rusya ya başkentlik yapmıştır. Kent alanında Sovyet Yapısı, İlyas Peygamber Kilisesi geziliyor. İlbeyin evi ile Yükseliş çokunevi görülenler arasında.

 

Kent 1010 yılında Volga ile Kotorostl kıyısında Prens  Akıllı Yaroslavl’ca kurulmuş. 1598’de Moskova Polonya’lıların eline geçince kent Rusya’ya başkentlik yapmış. 1612 Yılında burada toplanan ordu ile onu örgütleyen Minin ile Pozarsky Moskova’yı geri alıp yeniden orayı başkent yapmış.

 

1647 ile 1650 yılları arasında yapılan Eren(saint) İlyas döneminde yapılan çokunevi en eski yapı. Çokunevlerinin üzerinde sürekli olarak mantar biçimli 5,6 tane kümbet yer alıyor. Üzerleri yeşie boyalı ise: dirilişi, göğe boyalı ise göğe, uçmağa(cennete) yükselişi, altın yada gümüş ise varsıllığı simgeliyor.

 

Yapay kauçuğun bulunduğu ilk kent. Kent hem tarım hem de uran(endüstri) kenti. Rusya’da ilk kamyon, treleyb s, ile iş işlergeleri burada yapılmıştır. İlk kadın evrenyolcusu Valentina Terishkova buradandır. 1750’de Rusya’da ilk drama(üzüntü) oyunevi Volkov’ca burada doğmuş, ayrıca ilk baskılı çağım(gazete) 18 YY’da burada basılmıştır.

 

Kentin simgesi elinde balta olan bir ayıdır.

 

Kentte 650 bin kişi yaşıyor. Kentin 2/3’ü orman.

 

Burada kılavuzluk yapan Olga ile konuştuk. Kendisinin babası balıkçıymış. Kız 35-40 yaşlarında. İstanbul’a gelmediğini söylüyor. İngilizce öğretmenliğinden 8 000 Ruble aylık alıyormuş (400 TL/ay). Kılavuzluk yaparak ise bir seferde 40 ile 50 dolar ile savgit(bahşiş) alıyormuş. Putin ile Medvedev’den mutlu değil. Onlar varsıllardan oluşan bir zümre yönetimi oluşturdular, halk ile ilgilenmiyorlar diyor. Komunizm 100 yıllık geleneklerimizi götürdü diyor. Gorbaçovla gelen özgürlükle dinimize de kavuştuk, din bizi millet olarak birlikte tutuyor diyor. Türkiye’yi kapitalizmle gelişmiş olarak var sayıyor. Olga(Olya) ile ekiz çektirdim. Türkiye’ye gelirsen konuğum ol diye bir de kartımı verdim.

 

İlbeyin sarı-ak boyalı evinde, 4 sözde ilbey kızı, bezemeleri gösterirken 19. yüzyıl yaşantısını da kurguyla yaşattılar. Çalınan valslerle oynamaları, giysileri, şampanya çok hoştu.

 

Kent 2.Dünya savaşında gelişmiş uranı olması nedeniyle Almanlarca bombalanmıştır. Onun anısına sönmeyen yalım anıtı(1941-45) anısına hergün yanmaktadır.

 

Yaroslavl’dan aldıklarım;

 

Elma 80 Ruble(4 TL)

Kaptan Şapkası (250 Ruble)(12,5TL)

Nicara’ya keten üstlük (900 Ruble) (45 TL)

Keten Çorap-Şeker ile Kalp için-5 tane (500 Ruble)

100 gr Petekli Bal (70 Ruble) (3,5 TL) 

 

Goritsi. Goritsi’ bir liman kenti. Oradan 8 km uzakta Kirilov kentine gidiliyor. Manastırda 200 keşiş yaşıyormuş. Kentin çoğunu 5 000 kişi.  Manastır olağan üstü güzel 5  km2 yüzey alanaı olan yaklaşık 3 katlı, köşelerinde olağan üstü büyük dineltileri(kuleleri), ile 5 metrelik duvarları olan, tüfek ile top atış delikleri olan çok güçlü bir kale.

 

Moskova’lı keşiş Kril bir gün düşünde Meryem’i görüyor. Meryem ona, “Volga boyunca yayan git. Orada gümüş boyalı bir göl göreceksin, orada manastır ile sağaltım evleri, ayrıca çile odaları yap” diyor. O da, 1497 yılında, 650 km yürüdükten sonra göl kıyısında burayı bulup, ilk kilisesini, sonra da 5 tane kiliseyi ardı ardına 1587’e dek yapıyor. Sonra çile evlerini yapıyor. Kiliseler üzerinde yine soğan başı yada mantar biçiminde kümbetleri yapıyor. Çile odalarına başını eğerek giriyorsun. Çok az katık veriliyor. Yalnızca tapınıyorsun. Tıpkı İslamiyette olduğu gibi.  Kale duvarları ile yapıların temellerini taşlarla besliyor. Üst kısmında ise pişmiş kil tuğlalar kullanılıyor. Egemen boya ak ile kızıl. Kızıl Ortodoksluğun simgesel boyası. Bu güçlü kaleyi yapmalarının nedeni ise Polonya’lılardan korkuları. Kaldı ki, 17. yy’da Polonyalılar bir saldırıyla Krilov kentini ele geçiriyorlar. Burada 6 yıl kalıyorlar, ancak kaleye giremiyorlar. Göl kıyısındaki kuleler ile duvarlarda oturma olduğu için dayanak duvarları ile dirençleri arttırılmış. Gölün sağlatıcı olduğu düşüldüğünden göle giriliyor. İvan’ın karısı da çocuğu olması için buraya geliyor, en büyük oğlu İvan burada doğuyor. Ayrıca Korkunç İvan buraya bir kilise yaptırıyor. Buraya 60 yaşında gelen Kril 90 yaşında ölüyor.

 

Bu manastıra çevredeki 600 köy ile 20 000 kişi bağlıymış.

 

Gemiyle çıkıldığında bir çok el işi işleme, ile keten gömlekler, giysiler, çeşit çeşit kürk ile böğürtlen, kuş üzümü, yaban üzümleri satanları görüyorsunuz. Buradan otobüsle Krilov’a gidiliyor. Orası yalnız Manastır uğrağı. Kent yakında yer alıyor, ancak oray gidilmiyor.

 

Çevre bol ormanlık. Günzelin ıslaklığı çok olduğundan yaşam çok uzun değil.

 

Kiji(Kizhi) Adası ile Rusya’nın En Büyük Ağaç Çokunevi. Kiji Adasına gitmek için Onega Gölü Avrupa’nın 2.büyük gölü. Uçsuz bucaksız. 2,0 ile 2,55 metre dalgaların olacağı, o nedenle geminin kapalı alanları dışına çıkılmaması istendi. Çok dalgada sırt üstü yere yatılması istendi.

 

Kiji Adası Rusyanın Karelya Özerk Cumhuriyeti içinde yer alıyor. Başkenti 300, 000 kişinin yaşadığı Petrozavodsk. Rusya’da toplam 81 özerk bölge var. Kiji gölün içine sokulmuş 1650 adadan biri olup Zaonejye Yarıadası uzantısında bulunuyor. Bu bölge kışın donuyor. Kar kalınlığı 2 ile 2,5 metreyi buluyor. Ulaşım kesiliyor. Burada yaşayan kişiler Fin dili ile Türk diline benzer bir dil konuşuyorlar. Bunları gelenek ile görenekleri de diğer Ruslardan ayrı.

 

Kizhi Adası Unesco’ca koruma altına alınmış. 1 km eni, 6 km boyu olan adada 60’ı çok yaşlı, 150 kişi yaşıyor. Ada da engerek yılanı var. Balıkçılık ile ormancılık yapıyorlar. Rusya-Ural demek orman ile su demek. Bir karış boş toprak bulamazsınız. Her yer orman orman orman.  Swir Irmağı boyunca kesilerek dizilmiş tomruklar, ırmaktan çıkarılan kumların yığıldığı kumluklar, ile ta 900 yılından beri ırmak kıyılarına yerleşmiş Sla soyluların tek katlı, bakımlı köycüklerini serpiştirilmiş olarak görüyorsunuz. Çok katlı yapı asla yok. Yaşam çok yalın. Evlerde süt ile peynir, yağ için büyükbaş andıklarla, ev içinde, dışında tavuk bakılmış. Yumurta ile et için.

 

Irmakta balık ile ördek, orman içinde av andıkları ile kürklerinden yararlanılan ayı, samur ile diğer diriler oldukça bol. Ağaçtan ağaca konan, şaşır şakır öten kuşlara doyum olmuyor.  Dere kıyılarındaki sazlıklar yaban ördekleri ile dolu, ancak bir tüfek sesi yok. Balıkları kurutup satıyorlar. Kazandıkları akçayla doğal olarak votka alıyorlar. Giyimleri, eski yörük giyimlerine çok benziyor. Halk danslarında, akordiyon, tef ile birbirine çarpan ağaç dilimler var.

 

 

Evlerin tümü ağaçtan. Evlerde yaşam ortamı, andıklar için dam, işlik, ünlü Rus otçakları ile panjurlu göznekleri, kalın ağaçlar simgesel. Küçücük evlerde bile uygarlıklarını yansıtan süslemeler, örüntülerden oluşan örek yansıyor. Rus demek koyu Ortadoks inançlı demek. Bir çokunevi(kilise) yetmemiş, küçük köye bile biri, ikisi kocaman koca koca çokunevleri yapılmış. Burasının biricik geliri yanaşan gemiler. Onlara kılavuzluk yapan çok sayıda genç var. İçlerinde Dimitri şakır şakır Türkçe konuşuyor.

 

Kıyıdan karaya çıkıldığında tahtadan yapılmış bir yol Tecelli Çokunevine dek götürüyor. Hiç çivi kullanmadan, yalnızca kalın kütükler, balta ile testere kullanarak 1714 yılında yapılan, 22 kümbetli bir çokunevi var. Çokunevi her 20 ile 30 yılda bir elden geçiriliyormuş. Çokunevi sekizgen bir ağaç yapı üzerinde yükelirken, ona bağlanan kar düşürücü eğimli dambaşlar ile onlar üzerine oturtulan mantar biçimli kübetlerle, yapı bir söbeleğe (koniye) benziyor. Hangi yönden bakılırsa bakılsın ayni görüntü var. Damlar ile mantar kümbetler üzerindeki ağaçtan yapılmış kiremitlerin sayısı 60 bin tane. Bunları bugün bile bir seven elinde balta kavisli olarak yapıyor. Çokunevi kışın güç ısıtıldığından 50 metre sağına, 1764’de bir de kışlık küçük çokunevi yapılmış. O da sekizgen bir kütük-yapı üzerine oturuyor. Ancak üzerinde 9 tane mantar kümbet var. Üç bölümlü olan çokunevinin bir giriş odası, bir geniş oda, sonra tapınma bölümü, sonra da altarı yer alıyor. Altara yalnızca papaz girebiliyor. Doğumda vaftiz edilen erkek çocuklar ise yalnız bir kez girebiliyormuş. Bu iki çokunevinin ortasında ise, 1874’de, yine kütüklerden oluşan, dörtken tabanla başlayıp, sekizgen üst kat ile onun üzerinde koca bir külah geçirilmiş çan kulesi yer alıyor. Çan dineltisinin kapıları ise örekmenin gezdiği yerlerden aldığı esin ile kocaman yapılmış.

 

Adada başkaca yapılar, taşınarak getirilmiş simgesel Rus ağaç evleri (1876) ile sanki bir ezgi çalar gibi, çan ile zillerini çalan zangoçun küçük kilisesi. Küçük kilisenin sağ ile solunda ayakyolları var. Bu bölgede çilim(sigara) içmek yasak. Yerde en ufak bir çöp yok.

 

33 İsa’ nın ölüm yaşıdır. O nedenle 33 lü tesbih kullanıyorlar. İlginç olan Müslümanların da 33 lü tesbih kullanmaları.

 

Akşam, Onega gölüne yola çıktık. Geceleyin 01:15’de çıkan 3 metreye varan dalgalarla gemi yalpalana yalpalana epeyce boğuştu. Ha battık ha batacağız diye can kurtaran simitlerini çıkarıp, uyanık bekledim. Neyse, geminin 1,5 saatlik dalgalarla boğuşması sonucu, dar kanala girerek fırtına ile büyük dalgalardan kurtulup Svir ırmağının güvenli kucağında yüzmeye başladık. Bende yatağa.

 

Donuyoruz yahu bu ne soğuk?

 

Mandrogi.  Aslında yapay, yapma bir yer. Ağaçtan birçok alış veriş yeri, yiyecek içecek yerleri, barlar, eğlence yerleri, yapılmış. Bu yer Putin’in arkadaşına kiralanmış. Putin geldiğnde kalması içinde orta boyda çok güzel bir ev yapılmış. Hemen yanıbaşında bir ada yer alıyor. Adada ankuş(hayvanat) çağanı ile ağaçtan yapılmış totemler yer alıyor. Adaya geçiş 7,5 TL, ilginç bir sarma telle geçiliyor. Bu küçük yer gezgin kaynıyor. Güzel Rus pastaları ile Tatar börekleri tadılabilir. Yüzülecek ırmak kıyısı kumsalları çok güzel. Irmak içinde çok sayıda ördek yüzüyor. Doğa olağan üstü güzel.

 

Mandrogi de kır yemeği olarak şiş yedik.. O gece, kaptanın ayrılış yemeğinde Sırp yemeklerini tattık.

 

Ver elini Petersburg.

 

 



Yazının süreği ( devamı ) için dosyayı indirin.

 

 Bu yazıyı 566 kişi okumuştur.

a
a
 Yorumlar
 
 
a
 
Tüm Bildirimler Tüm Güncel Yazılar
 
a
 
 Haber Arama

Aranacak kelimeyi girin   

 
 
  • DEPREM UYARISI
  • İSTANBULUN SORUN İLE ÇÖZÜMLERİ TOPLANTISINA KATILABİLİRSİNİZ
  • BUGÜN 29 ARALIK 2013 PAZAR GÜNÜ 19:00 DA SHOW TV DEDE ANTALYA DEPREMİ AÇIKLMASI YAPACAĞIM
  • BUGÜN 19.00 SHOW TV DE, YARIN A-HABER DE İSTANBUL DA BEKLENEN DEPREMİ ANLATACAĞIM.
  • GALATASARAY NEDEN BAŞARISIZ?
  • Sevgili Arkadaşlarım,
  • ANNEM 13 ARALIK 2012 ÇARŞAMBA GÜNÜ 13:00 DA YİYİLCEDEN8amansız hastalık) İZMİR EGE SAĞLIK SAYRILAR EVİNDE YARILMAYA GİRİYOR.
  • KANAL 24 DE DEPREM İLE KENTSEL DÖNÜŞÜM
  • BUGÜN 8 HAZİRAN 2012 22:00 CEVİZ KABUĞU’NDA Hulkği Cevizoğlu, KARADENİZ TV de
  • DEPREM KONUSUNU TV DE ANLATACAĞIM
  •  
  • GÖCEK ONİKİ ADALAR DENİZ GEZİSİ-2014
  • SOMA'DA BİR İŞÇİ....YOLUN SONU
  • SOMA; ALLAH KORUSUN
  • SOMA’DA CAN ALAN KAPALI İŞLETME Mİ?
  • SEN YETİMLERE SORDUN MU ŞEHİT BİR BABA MI YOKSA, SICAK ELİYLE SARAN BİR BABA MI İSTİYORLAR.
  • SOMA’DA SUÇ KİMİN?
  • İSTANBUL'DA KENT SUÇLULARI
  • AKP NEDİR?
  • YAHUDİ SANILAN TÜRKLER
  • BİZ TÜRKLER AZ BUZ DEĞİLİZ, HANİ..
  • YAŞAMSAL UYUM SAĞLIYOR MUSUNUZ?
  • EDİRNE KARAAĞAÇ’DA İKİ SARIŞIN GÜZEL TÜRK KIZI; Bülbin ile Gökçen
  • ARKADAŞ
  • EDİRNE SEVGİLİM
  • İSPARK SIKINTISI YETTİ BİTTİ
  • SEÇİMDE AYDIN AYMAZLIĞI
  • KARABURUN-KARACAKÖY-DURUSU(Terkos)-ARNAVUTKÖY, İSTANBUL DEPREMİ, M=3,6
  • UTANÇ VERİCİ CUMHURBAŞKANI
  • MİLLİ MERKEZ YAN TUTUYOR
  • NAZİLLİLİNİN GEÇTİĞİ YERDE İNEKLER AÇ KALIR-2014





  • Tüm Hakları Saklıdır.